American Staffordshire Terrier Yasaklandı mı?

Подробности статьи

Назад к блогу

American Staffordshire Terrier Yasaklandı mı?

26 января 2024

American Staffordshire Terrier Yasaklandı mı?

TEHLİKE ARZ EDEN HAYVAN DEĞİL, TEHLİKEYE SÜRÜKLEYEN İNSAN VARDIR

FCI tarafından tanınan bir diğer köpek ırk olan Amerikan Staffordshire Terier Irkı da Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Ka-nununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda tehlike arz eden hayvanlardan sayılmadığı halde az komisyon toplantısı sonucunda Tarım ve Orman Bakanlığının 2021-48 sayı ve 07/12/2021 tarihli genelgesi ile tehlike arz eden hayvan kategorisine dahil edilmiştir.

Bahse konu bu ırkın da tehlike arz ettiğine ilişkin yayınlanmış herhangi bir bilimsel makale ve istatistiksel veri bulunmamaktadır. Bu ırka tehlike arz eden hayvanlar olarak yer verilmesinin en temel nedeninin pitbull ve melezleri diye tabir edilen ırklar ile benzetilmesi ve uygulamada karışıklığa yol açacağı kaygısının taşınmasıdır.

Bilindiği üzere kısa bir süre önce Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi meclisten geçmiş ve resmi gazetede yayınlanmıştır. Değişiklikten sonra Hayvanları Koruma Kanununda tehlike arz eden hayvanlar, Bakanlıkça yapılacak düzenleme yürürlüğe konuluncaya kadar; Pit-bull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasilerio türü köpekler olarak belirlenmiştir.

Kanun değişikliği ile birlikte Dogo Argentino ırkı köpek önceki düzenlemede yer almadığı halde eklenmiş ve “bakanlıkça yapılacak düzenleme yürürlüğe konuluncaya kadar” şeklindeki ifade ile bu ırkın dahi tehlike arz eden hayvanlar listesinden çıkartılabilme-sinin önü açılmıştır.

Her ne kadar bu yaklaşım kanunun temel amacı olan “hayvanları koruma” anlayışı ile bağ-daşmasa da “tehlike arz eden hayvanlar”ın belirlenmesi noktasında bakanlığa yetki verilmiş olması ile birlikte kanunun negatif yaklaşımını bertaraf etme imkanı hasıl olmuştur. Yani değişiklikten sonra tehlike arz eden hayvanlar olarak kanunda her ne kadar Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasilerio türü köpekler sayılmışsa da kanunda “Bakanlıkça yapılacak düzenleme yürürlüğe konuluncaya kadar” de-nilmek sureti ile kanunda sayılan bu ırkların dahi bakanlık tarafından tehlike arz eden hayvanlar kategorisinden çıkartılabilmesi mümkün hale gelmiştir.

Hal böyle iken bakanlıkça yapılacak düzenlemeye ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünce Tehlike Arz Eden Hay-vanların Belirlenmesine Dair düzenlenen 09/09/2021 tarihli komisyon toplantısında Hayvan-ları Koruma Kanununda “Tehlike Arz Eden Hayvanlar” olarak sayılan Amerikan Pitbull Terier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Jaoanese Tosa gibi ırklardan Dogo Argentino ırkının bu kategoriden çıkartılması bir tarafa “American Staffordshire Terier ve American Bully” ırkı köpeklerin de tehlike arz eden hayvanlar olarak eklenmesinin belirlenmesi oy çoklu-ğuyla uygun mütalaa edilmiştir.

 

Söz konusu komisyon toplan-tısına Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonundan bir temsilci de katılmış, tehlike arz eden hayvanlara ilişkin komisyon sonucuna federasyonca muhalif şerhi düşülmüş ancak federasyonun tüm bu çabalarına rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2021-48 sayı ve 07/12/2021 tarihli genelgesi ile  “Amerikan Pitbull Terier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Jaoanese Tosa, American Staffordshire Te-rier ve American Bully köpek ırk-larının tehlike arz eden hayvanlar kategorisinde kabul edildiği, 14/01/2021 tarihine kadar vete-riner kliniklerinde kısırlaştırılmaları ve mikroçip ile işaretlenmeleri, sahiplerince kısırlaştırıldıklarına dair belge ile birlikte PETVET siste-mine kaydettirilmek üzere İl veya İlçe Tarım Müdürlüklerine başvuruda bulunmaları, aksi takdirde söz konusu hayvan sahiplerine 28. maddenin birinci fıkrasının (j) bendinde öngörülen idari yaptırım hükümleri uygulanacağı...” gibi dü-zenlemelere yer verilmiştir.

BU IRKLARIN SALDIRGAN OLDUKLARINA DAİR HİÇBİR BİLİMSEL VERİ BULUNMUYOR!

Dogo Argentino ırkı köpek, dün-yanın en önemli köpek klubü olan FCI (Federastion Cynologique In-ternationale) tarafından tanınan bir köpek ırkıdır ve doğuştan tehlikeli olduğuna dair bu zamana kadar ortaya konulmuş hiçbir somut bilimsel çalışma ve veri bulunmamaktadır. Ancak buna rağmen zaman zaman ülkemizdeki medya kuruluşlarında farklı bir ırkın sahiplerinden kaynaklı şiddet görüntüleri dahi “Dogo Argentino Irkı Köpek” şeklinde servis edilebilmektedir. Mesela bir haber içeriğinde saldırgan olan kö-peğin kahve tonlarında bir renge sahip olduğu halde Dogo Argentino olarak servis edildiği olmuştur. 

DOGO ARGENTİNO’NUN TARİHİ

Dogo Argentino ırkı köpek, bir av köpeği ırkıdır. Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu tarafından düzenlemiş olan hiçbir yarışma ve değerlendirme etkinliğinde bu ırkın saldırısı ya da tehlike arz eden bir yaklaşımı söz konusu olmamıştır. 1947 yılında Arjantin’in San Luis kasabasında dogo’larından birisi olan “ana”yı domuz ve puma avında kullanarak bunu bir ırk olarak tanıtan Dr.Antonio Nores Martinez’in torunu olan Dr. Ulises D Andrea Nores’in KIF’a bağlı derneklerden Dogo Argen-tino Irk Derneğine gönderdiği bir yazı bu ırkla ilgili çok önemli bir hususu ortaya koymaktadır. Dr. Ulises D Andrea Nores’in gönder-diği yazının içeriğinde “Malvinas savaşında ülkemizin aleyhinde kullanılan, 1982 yılındaki silahlı çatışma sonrasında İngiltere’nin farklı olan görüşü tehlikeli bir hayvan olması bahanesiyle Ar-jantin dogo’larının sahiplenilmelerini ve birleşik krallığa girişini yasaklamıştır. Av köpeklerinin genetiklerinin oluşumunda dünya çapında bir güç ile subjektif bir yasaklama için çaba sarf edilmiş ve pek çok ülke yetiştiricilik ile ilgili belirli bir analiz olmaksızın tehlikeli köpeklerin söz konusu listelerini kopyalamıştır.” ifadeleri yer almaktadır.

AMERİKAN STAF-FORDSHİRE TERİER IRKI

FCI tarafından tanınan bir diğer köpek ırkımız olan Amerikan Staffordshire Terier Irkı da Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da tehlike arz eden hayvanlardan sayılmadığı halde az yukarıda bahsedilen komisyon toplantısı sonucunda Tarım ve Orman Bakanlığının 2021-48 sayı ve 07/12/2021 tarihli genelgesi ile tehlike arz eden hayvan kategori-sine dahil edilmiştir.

Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünce düzenlenen bahse konu toplantıdaki mü-talaada listeye eklenen ırkların, neden tehlikeli ırk olarak değerlendirildiğine ilişkin herhangi bir bilimsel gerekçeye yer verilmediği gibi herhangi bir başka gerekçe de ortaya konulmamıştır.

Bahse konu bu ırkın da tehlike arz ettiğine ilişkin yayınlanmış herhangi bir bilimsel makale ve is-tatistiksel veri bulunmamaktadır. Bu ırka tehlike arz eden hayvanlar olarak yer verilmesinin en temel nedeninin pitbull ve melezleri diye tabir edilen ırklar ile benzetilmesi ve uygulamada karışıklığa yol açacağı kaygısının taşınması olduğunu düşünüyoruz. Zira bakan-lığın geçmişte Amerikan Staffordshire Terier Irkını kinoloji bilminin aksine pitbull melezi olarak değerlendirdiğini biliyoruz. Bu durum, bakanlığın Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonuna göndermiş olduğu bir yazısı ile sabittir. Ancak fiziksel benzerliğinden ötürü sahada yaşanabilecek karışıklık ihtimaline dayanarak sorunun American Staffordshire ırkını “tehlike arz eden hayvanlar” kategorisine dahil etmek şeklinde çözüme kavuşturulması, bilimsel bir yaklaşım olmayacağı gibi kinoloji uzmanlarının ve yetiştiricilerin yüzlerce yıllık emeğine, ırkı koru-maya çalışan hayvan severlerin çabalarına haksızlık olacaktır.

HİÇBİR KÖPEK IRKI DOĞUŞTAN SALDIRGAN VE GÜVENİLMEZ DEĞİLDİR.

Kuzey Amerika’da gerekse de Avrupa genelinde belirli köpek ırklarının yasaklanmasının daha güvenli bir toplum yaratmakta başarısız olduğu açıktır. Hiçbir köpek ırkı doğuştan saldırgan ve güvenilmez değildir. Hayvanların üremesini yasaklayan, türün son bulmasına yol açan anlayıştan daha ziyade sahiplere ilişkin daha fazla sorumluluk getiren genelgeler ile daha pozitif bir yaklaşımın benimsenmesi de mümkündür. Zira tehlike arz edenden değil, tehlikeye sürükleyenden yola çıkarak hayvanları korumak daha fazla mümkündür. Ancak bu kanun değişikliği doğrultusunda Tarım ve Orman Bakanlığının düzenlediği genelge ile şimdilik hayvanları korumaktan ziyade yasaklamaya yönelik negatif bir anlayışın benimsendiği açıktır.

Tarım ve Orman Bakanlığının 2021-48 sayı ve 07/12/2021 tarihli genelgesi sebep, amaç ve gerekçe ile ölçülülük ilkesi yönünden sakattır. Zira sebepsiz olarak idari işlemin yapılması halinde işlem hukuka aykırı olur. Sebep ile konu unsuru arasında ölçüsüzlük varsa işlem hukuka aykırı olur. Kanunda açıkça belirtilen sebeplerde, idarenin, kanundaki sebep gerçekleşmeden işlem yapması halinde işlem hukuka aykırı olur. Yine İdarenin, işlem yaparken, o işlemden beklediği sonuca “amaç” denir. İdarenin her işleminin mutlak ve nihai amacı “kamu yararı”dır. İdarenin kamu yararı amacının kanun ile gösterilmesine gerek yoktur çünkü idari işlemleri ile kamu düzeninin sağlanması temel amaçtır. Bazı durumlarda mevzuat ile kamu yararının yanında başka bir özel amaçta gösterilebilir; özel amaç belirtilen hallerde de idare mutlaka bu özel amaca uymalıdır. İdari işlemde kamu yararının mevcut olup olma-dığı “Ayıklama Metodu” ile tespit edilir. Ayıklama metodunun temel mantığı, hangi işlemlerin kamu yararına olmadığının belirlenmesi ve bu işlemlerin dışında kalan işlemlerde kamu yararı olduğunun varsayılmasıdır. Kişisel amaçla yapılan işlemlerde, siyasal amaçla yapılan işlemlerde ve 3. kişi yararına yapılan işlemlerde “kamu yararı” yoktur. Kamu hizmetlerinin çeşitliliği, her türlü ayrıntının mevzuatta düzenlenememesi gibi sebepler idareye takdir yetkisi tanınmasını zorunlu kılmıştır. Ancak takdir yetkisinin kullanımı özellik arz etmektedir. İdari işlemlerin gerekçeli yapılması takdir yetkisinin daha etkin kullanımını sağlar. Nitekim gerekçe ilkesinin idari işlemin yapım aşamasında idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullanmasını sağlamak, idari işlemin yargısal denetimini kolaylaştırmak ve işlemin muhatabı bireyi ikna etmek işlevleri bulunmaktadır.

Bahse konu genelge ve bu genelgenin hazırlık aşamasında Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmaların incelenmesinde sebep, amaç ve gerekçe ile ölçülülük ilkesi yönünden sakatlıklar bulunduğu açıkça görülecektir. Zira Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünce düzenlenen ve genelgeye temel teşkil eden Tehlike Arz Eden Hayvanların Belirlenmesine Dair 09/09/2021 tarihli Komisyon Toplantısında Amerikan Pitbull Terier, Dogo Argentino, Fila Bra-silerio, Jaoanese Tosa, American Staffordshire Terier ve American Bully ırkı köpeklerin tehlike arz eden hayvanlar olarak belirlenmesi oy çokluğuyla uygun mütalaa edilmiştir. Hayvanları Koruma Kanununda yapılan değişikliklerden sonra mevcut yasaklara ek olarak tehlike arz eden hayvanları sahiplenmek, barındırmak, beslemek gibi ilaveler yapılmıştır. Tehlike arz eden hayvanlara ilişkin Avrupa ve Dünyanın birçok ülkesinde yer alan yasal düzenlemelerde her ne kadar tehlikeli ve benzeri şekilde bir takım ibare ve düzenlemelere yer verilse de bizdeki yasal düzenlemeden farklı olarak bu ırkların sahiplenmesi ve sahiplendirilmesine ilişkin herhangi bir yasak ya da müeyyi-denin genellikle öngörülmemesi hususu nazara alındığında “Tehlike arz eden hayvanların belirlenmesi” meselesinin ne kadar titizlikle yürütülmesi gerektiği açıkça ortadadır. Genelge öncesi Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünce düzenlenen bahse konu toplantıdaki mütalaada listeye eklenen ırkların neden tehlikeli ırklar olarak de-ğerlendirildiğine ilişkin herhangi bir bilimsel bir gerekçeye yer verilmediği gibi herhangi bir başka gerekçe de ortaya konmamıştır.

Bu genelge ile tehlike arz eden hayvanlar kategorisinde yer alan ve FCI tarafından tanınan bu ırklar hiçbir tehlike arz etmemek-tedir. Kamu adına herhangi bir risk de oluşturmamaktadır.

Hal böyle iken hiçbir bilimsel ve somut gerekçe ve istatiksel bir veri ortaya konulmaksızın bir ırkın genelge ile tehlike arz eden hayvanlar kategorisine dahil edilmesinin sebep, amaç ve ölçülülük ilkesi yönünden sakat olduğu aşikardır.

Tüm bunların yanı sıra bakanlık, söz konusu genelgenin uygulanışı noktasında da hiçbir gerekli ön hazırlık yapmamış, bu durum da binlerce sahipli köpeğin sokak ve ormanlara terk edilmelerine, bu da son zamanlarda sahipsiz köpek ve saldırı haberlerin-deki artışa neden olmuştur.

HUKUKİ MÜCADELEMİZ DEVAM EDİYOR!

Hem Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu hem de üye derneklerden American Staffordshire Irk Derneği, Danıştay nezdindeki hukuki mücadelesini sürdürmekte ve bakanlık yetkilileri ile de sorunun sağlıklı çözümleri için girişimlerde bulunmakta, görüşmeler yapmaktadır.

Bilindiği üzere Türkiye’de 2006 yılında kurulan Köpek Irkları ve Köpek Bilimleri Federasyonu (KIF) merkezi Belçika’da olan Tüm Dünyadaki Köpek Irklarının Ülkeler adına kayıt altına alınması ve kayıtlı ırkların soy kütük belgelerinin uluslararası geçerliliğini, köpek ırklarının gelişimi için, bilimsel ve yönetsel organizas-yonların düzenleyicisi olan FCI’a (Fédération Cynologique Inter-nationale) 09 Haziran 2015 tarihinden itibaren yarı üyesi olarak kabul edilmiş, 6 Kasım 2017 tarihinde ise 68 oy kullanan ülkenin 64 tanesinin oyunu alarak ki, bu FCI tarihinde bir rekor ve ilktir, FCI tam üyesi haline gelmiştir.  KIF, ülkemizi Dünya içinde kinoloji ve köpek ırkları ile ilgili olarak temsil etme yetkisine sahip tek özel kuruluştur. FCI (Fédération Cynologique Internationale) Dünya Köpek Irkları ve Köpekle İlgili Konuların Organizasyonudur. Her ülkeden bir tane olmak üzere 99 üyesi ve/veya anlaşmalı ortağı vardır ve bunların her biri kendi soy kütüklerini tutar, ait oldukları ülkede üretilen köpekler için kendi soy kütüğü belgelerini düzenler ve kendi hakemlerini yetiştirirler. FCI soy kütüğü belgeleri ile hakemlerin üyesi ülkelerde karşılıklı olarak tanınmaları ve kabul görmelerini sağlar.

Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonun amacı, tüzüğünün 4.ncü maddesinde de belirtildiği gibi, ülkemize ait köpek ırklarının (Kangal, Akbaş, Aksaray Malaklısı, Kars Köpeği, Türk Kopoyları, Sultan Tazısı ve başkalarını içermektedir.) uluslararası platformda ülkemiz adına tescil edilmesinin sağlanması, FCI’ca kabul edilmiş diğer köpek ırklarına mensup köpeklerin FCI (Fédération Cynologique Inter-nationale) üyesi kurumlarca tüm dünyada uygulanmakta olan üretim kriterleri ile üretimlerinin yapılmasını sağlamak ve kayıt al-tına almaktır. Nitekim Türk mille-tinin övünç kaynağı olan Kangal Irkının bugün Türkiye’nin ulusal köpeği kabul edilmesi ile birlikte KIF’ın yapmış olduğu yoğun çalışma ve görüşmeler sonucunda “Kangal’’ adı ile tanınması ve ırk standardı tarifi FCI tarafından 15.06.2018 tarihi itibari ile sağlanmış bulunmaktadır.

Bu halde sorunun çözümünün Dünya Köpek Irkları ve Köpekle İlgili Konuların Organizasyonu FCI (Fédération Cynologique Internationale)’in ülkemizdeki tek temsilcisi Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu’nun özel kurumsal amacı nedeni ile Tarım Bakanlığı tarafından resmi olarak tanınması ile mümkün olacağı kanaatindeyiz. Böylece tehlike arz eden hayvanlar kategorisi oluşturmak şeklindeki negatif yasakçı anlayış, yerini hayvanlar için daha bilimsel ve pozitif bir anlayışa bırakacaktır.

Kaynak:

Kinoloji Türkiye dergisi

Mahmut Sami Sözen