Köpek Yetiştiricileri için Sabırsız Bir Süreç: Dişi Köpeğimi Ne Zaman Çiftleştirmeliyim?

Responsible Breeding & Health

All Articles

Köpek Yetiştiricileri için Sabırsız Bir Süreç: Dişi Köpeğimi Ne Zaman Çiftleştirmeliyim?

19 August 2026

Köpek Yetiştiricileri için Sabırsız Bir Süreç: Dişi Köpeğimi Ne Zaman Çiftleştirmeliyim?

Dişi köpeğimi Ne Zaman çiftleştirmeliyim?

 

Çiftleştirmenin tipi (doğal yolla mı, suni tohumlama ile mi), spermanın tipi (taze, soğutulmuş ve dondurulmuş), erkek köpeğin lokasyonu, dişi köpeğin reprodüktif olarak sağlığı ve erkeğin sperma kalitesi gibi çeşitli faktörlere göre değişmektedir.

Bir köpek üreticisi için en önemli sorulardan biri dişi köpeğini çiftleşmesi için ne zaman erkek köpeğe götürmesi gerektiğidir. Bu soru, erkek ile dişi köpeğin aynı evde bakıldığı veya erkek köpeğin yakında olduğu durumlarda veya üreticinin doğal yolla çiftleşme gerçekleşene kadar erkek köpeğin bulunduğu yerde kalabilme imkanı olduğu sürece çok anlam ifade etmeyebilir. Ancak eğer erkek köpek başka bir şehirde veya ülkedeyse ya da suni tohumlama için başka bir ülkeden hatta başka bir kıtadan pahalı bir donmuş sperma getirtiliyorsa ya da çiftleştirme için erkek köpek kısa süreliğine müsait ise sorunun önemi artmaktadır. Bu sorunun cevabı çiftleştirmenin tipi (doğal yolla mı, suni tohumlama ile mi), spermanın tipi (taze, soğutulmuş ve dondurulmuş), erkek köpeğin lokasyonu, dişi köpeğin reprodüktif olarak sağlığı ve erkeğin sperma kalitesi gibi çeşitli faktörlere göre değişmektedir.

İnsanlar yüzyıllardır, köpeklerini proöstrus kanamasının (kızgınlık kanaması) başlamasından sonraki ya 9. İle 12. Günler arasında ya da 14 ile 16. Günler arasında sabit günlerde çiftleştiriyor ve yavru alıyorlardı. Bu uygulamanın bilimsel dayanağı ise dişi köpekte proöstrusun ortalama olarak 9 gün sürmesi ve yumurtlamanın östrusun 2. Günü meydana gelmesi bilgisine dayanmaktadır. Ancak hem yapılan bilimsel çalışmalar hem de klinik tecrübelerimiz her bir dişi köpeğin bir diğerinden farklı olduğunu ve hatta aynı dişi köpeğin her bir kızgınlığının bile bir diğerinden farklı olduğunu göstermektedir. Çalışmalar, dişi köpeklerin yaklaşık %44’ünde yumurtlama gününün her bir kızgınlıkta farklı zamanlarda meydana geldiğini göstermektedir. Diğer bir deyişle, dişi bir köpek mevcut kızgınlığının 12.günü yumurtlarken bir sonrakinin 21.günü yumurtlayabilmektedir. Böyle bir dişinin sabit günlerde çiftleştirilmesi en azından bir kızgınlığında gebe kalamamasına neden olacaktır. Ayrıca, bilimsel çalışmalar dişi köpeklerde yumurtlamanın proöstrus kanamasının başlamasından 5 ile 30 gün arasında her hangi bir zamanda gerçekleşebildiğini göstermişlerdir. Bu nedenle ne yazık ki geçmişte pek çok sağlıklı ve doğurgan dişi, sabit günlerde çiftleştirildikleri ve gebe kalamadıkları için infertil (kısır) ya da subfertil (normalin altında üreme yetisine sahip) olarak sınıflandırılmış ve üretimden çıkarılmışlardır. Yapılan bilimsel çalışmalarda, uygun bir şekilde çiftleşmesine veya tohumlanmasına rağmen gebe kalamamış köpeklerin %40-80’inin yanlış zamanda çiftleştirildikleri veya tohumlandıkları tespit edilmiştir.

Üreticilerin büyük çoğunluğunda köpeklerinin çiftleştirme dönemini kaçırmak ile ilgili ciddi endişeler bulunmaktadır. Bu endişenin kaynağı zamanlamanın doğru yapılmaması durumunda üreticinin yavru almak için bir sonraki östrus evresini beklemek zorunda kalmasıdır. Bu endişe özellikle son batını olacak dişiler için daha büyüktür. Bazen bu endişe sebebiyle dişinin, doğru zamandan önce çiftleşmeye zorlandığı görülmektedir. Bu durum başarısız bir çiftleşme denemesine ve hem erkek hem de dişi köpek için travmatik bir deneyime ve istenmeyen durumların ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Böyle bir travmatik deneyim özellikle ilk defa çiftleştirilecek olan hem erkek hem de dişi köpekler için tüm damızlık hayatlarını etkileyecek ciddi sorunlara neden olacaktır. Dahası, uygun zamandan önce ya da sonra yapılan çiftleştirmeler ya da tohumlamalar normalden daha az sayıda yavrunun doğmasına sebep olmaktadırlar. Ayrıca, dişi köpeğin erkek köpeğe götürülmesi (özellikle başka şehirlere), dişi köpek üzerinde strese neden olabilmekte ve vücudunda glukokortikoid salınımını tetikleyerek yumurtlamanın gerçekleşmemesine neden olabilmektedir. Bu nedenle dişi köpek her zaman yumurtlama günü tespit edildikten sonra erkeğe götürülmelidir.

Köpek Üreme: Anomaliler, Engeller ve Çözümler

 

- Dişi ve erkek köpeğin aynı yerde barındırılıyor olması ancak dişinin erkeğe ya ilgi göstermemesi ya da çiftleşmeye izin vermemesi.

- Dişi köpeğin vulvada şişme ve vajinal kanama gibi proöstrus belirtilerini ya belli belirsiz gösteriyor ya da hiç göstermiyor olması. Bu nedenle üreticinin siklusun başlangıcını tespit etmekte zorlanması.

- Dişi köpeğin proöstrus belirtilerini gösteriyorken belirtilerin aniden kesilmesi ve dişinin östrus evresine geçememesi.

- Proöstrus kanamasının başlangıcından sonraki 14. Ve 16. Günlerde fertil bir erkekle çoklu çiftleşmeler gerçekleşmesine rağmen dişi köpeğin gebe kalamaması.

- Dişide daha önce yumurtlamanın gerçekleşmediği siklus görülmesi (anovulatuar siklus).

- Dişi köpeğin soğutulmuş sperma ile tohumlanacak olması.

- Dişi köpeğin donmuş sperma ile tohumlanacak olması.

- Dişi köpeğin başka bir şehire ya da ülkeye çiftleşme veya tohumlama için götürülecek olması.

- Dişinin köpeğin ırkının az sayıda yavru yapmaya, güç doğuma ve sezaryen ameliyatına yatkın (örn: Chihuahua, Spitz) olması.

- Dişi köpeğin önceki gebeliklerinde düşük progesteron seviyesi sebebiyle yavrularını kaybetmiş olması.

- Dişi köpeğin planlı sezaryen gerektirebilecek bir ya da iki yavruya gebe olması.

- Doğum tarihinin tahmin edilmesi.

- Erkek köpeğin sperm kalitesinin kötü olması.

- Erkek köpeğin çiftleşmek için kısıtlı zamanının olması (örn: şova katılacak olması).

Günümüzde dişi köpeklerdeki yumurtlama gününü, klinik ve hormonal yöntemleri kullanarak oldukça yüksek doğruluk oranı ile tespit etmemiz mümkündür. Çiftleştirmelerin veya tohumlamaların yüksek doğruluk oranı ile tespit edilmiş yumurtlama gününe göre yapılması hem gebe kalma şansını hem de doğacak yavru sayısını belirgin oranda arttırmaktadır. En uygun çiftleşme zamanına nasıl karar verdiğimizi anlatmaya başlamadan evvel, her dişi köpek sahibinin bilmesi gereken köpeklerdeki seksüel döngüden kısaca bahsetmek istiyoruz.

Diğer evcil hayvan türleri ile karşılaştırdığımızda, dişi köpekler reprodüktif açıdan birkaç önemli farka sahiptirler. Hepimizin bildiği gibi dişi köpekler monoöstrik hayvanlardır, yani her yıl sadece 1 veya 2 kere kızgınlık gösterirler (aslında iki sene içinde 3 defa olmak üzere) ve bu döngüleri mevsime bağlı değildir. Yani, dişi bir köpek yılın herhangi bir zamanında kızgınlığa girebilir, çiftleşebilir ve gebe kalabilir anlamına gelmektedir. Dişi köpeklerin östrus döngüleri (seksüel siklus) 4 aşamadan meydana gelir. Bu aşamalar sırasıyla proöstrus, östrus, metöstrus (bazı ülkelerde diöstrus olarak da isimlendirilir) ve anöstrustur. Diğer evcil hayvan türlerinden farklı olarak proöstrusun başlangıcı, östrus siklusunun başlangıcı olarak kabul edilir. Yaklaşık 0-27 gün sürebilen proöstrus (ortalama olarak 9 gün kabul edilir), vulva boyutunda artış ve uterustan gelen kanlı akıntı ile karakterizedir. Proöstrus boyunca yumurtalıklarda gelişen foliküllerden salgılanan yüksek miktardaki östrojen, dişinin üreme sistemini çiftleşmeye hazırlar. Bu dönemde dişi köpek çiftleşmek için erkeği kendine çeker, cilveleşir ancak çiftleşmeye izin vermez. Östrus evresine gelindiğinde azalan östrojen ve artan progesteron hormonunun etkisiyle dişi çiftleşmeye izin verir. Ovulasyon ve gebe kalma yaklaşık 4-24 gün (ortalama 9 gün) süren östrus döneminde meydana gelir. Östrus evresini metöstrus (diöstrus) evresi takip eder. Bu evre dişinin çiftleşmeyi reddetmesi ve kanda yüksek progesteron hormonu seviyesi ile karakterizedir. Metöstrus çiftleşmiş olan dişi köpeğin gebelik dönemini kapsayan dönemdir. Metöstrusu takiben gelen anöstrus evresinde dişi herhangi bir seksüel faaliyet göstermez ve önemli reproduktif hormonlar en düşük seviyelerindedirler. Maalesef vulvadaki şişmenin derecesine ve kanlı akıntının rengindeki değişikliklere bakarak ya da kuyruğunu yana alması ve çiftleşmeye izin vermesi gibi dış belirtilere bakarak yumurtlama gününü tespit etmek mümkün değildir. Çünkü pek çok dişi köpek, östrus sırasında yumurtlama gerçekleşmeden evvel kan östrojen seviyesi azalıp progesteron seviyesi yükseldiğinde bu davranış değişikliklerini göstermeye başlarlar.

O halde köpek üreticisine dişi köpeğini ne zaman çiftleştirmesi ya da tohumlatması gerektiğini nasıl söyleyebiliyoruz?

Genel bir kural olarak dişinin yumurtlama zamanını tespit ediyor ve bu zamanı bir rehber olarak kullanıyoruz. Yumurtlama gününü tespit edebilmek için vajinal sitoloji, vajinoskopi (vajinal duvardaki değişikliklerin bir endoskop ile doğrudan incelenmesi), ultrasonografi ve kanda lüteinleştirici hormon (LH) veya progesteron seviyelerinin ölçülmesi gibi klinik ve laboratuvar metotlarından yararlanıyoruz. Bu yöntemlerin hiçbiri sakinleştirmeye veya genel anesteziye ihtiyaç duyulan yöntemler değildir. Muayeneye başlamadan evvel üreticiden köpeğe ait bazı bilgileri almak daha doğru uygulamalar yapabilmek adına çok önemlidir. Bu bilgiler iki gruba ayrılmaktadırlar: köpeğin yaşı, beslenmesi, aşı ve parazit kontrolü uygulamalarını içeren genel bilgiler ile östrus siklusunun düzenliliğini, uzunluğunu, önceki çiftleşme/tohumlamaları ile bunların sonuçlarını, önceki gebelik ve doğum bilgilerini, erkek köpeğin yaşını, önceki çiftleşme sonuçlarını içeren reprodüktif bilgilerdir.

Vajinal sitoloji

Kandaki östrojen ve progesteron seviyelerindeki değişimlere bağlı olarak vajinadaki hücrelerin şekillerinde değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikleri izlemek için kullanılan ve invazif olmayan bir tekniktir. Bu muayeneyi yapabilmek için genellikle ucu pamuklu bir çubuk vulva dudaklarının arasından sokulur ve toplanan hücreler özel bir boyama yöntemiyle sabitlenip mikroskopta incelenir Maalesef sadece vajinal sitoloji bulgularına bakarak bir köpeğin en uygun çiftleşme zamanını tespit etmek mümkün değildir. Ancak doğruluk oranını maksimize edebilmek için vajinal sitoloji bulguları diğer yöntemlerle birleştirilmelidir.

 

Vajinoskopi veya vajinal endoskopi

Bir endoskop kullanılarak vajinal lümenin doğrudan görüntülenmesi anlamına gelir. Bu yöntem, vajinal kıvrım mukozasının görünümü ve rengindeki değişiklikleri değerlendirmenin yanı sıra herhangi bir sıvı veya akıntı olup olmadığını belirlemek için de kullanılır. Ayrıca doğal çiftleşme sırasında ağrıya neden olabilecek ve çiftleşmenin başarısız olmasına neden olabilecek vajinal bantlar veya vajinal lümen darlığı gibi vajina ve vestibulumun doğmasal bozukluklarını da tespit etmek mümkündür. Bu muayene amacıyla farklı büyüklüklerdeki steril spekulumlar kullanılmaktadır.

Günümüzde gelişen teknolojiye bağlı olarak sahip olduğumuz gelişmiş ultrasonografi cihazları ile yumurtalıklara seri olarak yapacağımız muayeneler ile ovaryumlardaki yumurta hücresini barındıran follikülleri görmek ve yumurtlama gününü tespit edebilmek mümkündür. Ancak, bu yöntem ile yumurtlama gününü kesin olarak tespit edebilmek için muayenenin her gün yapılması gerekmektedir ki bu ne bizim için ne de köpek üreticisi için pratiktir.

Yumurtlama zamanının tespiti için kullanılan hormonal yöntemler, kandaki LH ve progesteron düzeylerinin ölçülmesini içermektedir.

 

Yumurtlamanın gerçekleşmesini tetikleyen en önemli hormon LH’dır. Bu hormonun en yüksek seviyede salgılanmasından yaklaşık 2 ila 3 gün sonra yumurtlama gerçekleşmektedir. Ancak, en yüksek seviyede salgılandığı günü tespit edebilmek için proöstrus kanamasının ilk gününden başlayarak her gün kan örneği almak gerekir ki bu da ne pratik ne de ekonomiktir. Bu nedenle günümüzde en uygun çiftleşme zamanının tespitinde en çok kullanılan laboratuvar yöntemi progesteron hormonunun ölçülmesidir.

Progesteron hormonu söz konusu olduğunda köpekler diğer tüm evcil hayvanlardan farklıdırlar. Çünkü diğer evcil hayvanlarda, progesteron hormonunun seviyesi yumurtlamadan sonra artarken, dişi köpeklerde yumurtlamadan önce artmaya başlar. Bundan 10-20 sene öncesine kadar, progesteron hormonunu yalnız tek bir metod ile laboratuvar ortamında ölçebilmek mümkün iken, günümüzde pek çok veteriner kliniğinde bu hormonu bir kaç saat içinde ölçebilecek cihaz bulunmaktadır. Progesteron seviyesi düzenli artış gösterdiğinden her 2-3 günde bir kan alımı yeterli olmaktadır. Her ne kadar köpekten köpeğe fark etse de, ortalama olarak 2 veya 3 ölçüme gerek duyulmaktadır. Progesteron ölçümü ile beraber yapılacak vajinal sitoloji ve vajinoskopi yumurtlama gününün tespitinde en güvenilir sonucu vermektedir.

Bu yöntemlerin haricinde, yarı kantitatif testler (hızlı testler) de bulunmaktadır. Bu testlerin prensibi renk değişimine dayalı olup dişi köpek yumurtladığında testte renk değişimi meydana gelmektedir. Bu testler kandaki progesteron hormonunun seviyesini rakamsal ve kesin bir değer olarak veremezler. Ayrıca yumurtlama gününü doğru olarak tespit etme oranları bir önceki yönteme göre daha düşüktür.

Eğer mümkün ise ilk muayene kanamanın başladığı 5. Veya 6. Günlerde yapılmalıdır. Pek çok üreticinin ve bu yazıyı okuyan pek çok köpek severin bu öneriyi erken bulduğuna eminiz. Ancak bu önerinin iki tane sebebi vardır. Bunlardan birincisi daha önce de belirttiğimiz gibi köpeklerin proöstrus kanaması başladıktan 5-30 gün içinde yumurtlayabildikleri gerçeğidir. İkincisi özellikle birden fazla sayıda dişi köpeği olan üreticiler için proöstrusun ilk gününü kesin olarak tespit etmek çok güç olabilmektedir. Bu nedenle çoğu kez muayene sırasında köpek sahibinin belirttiği gün ile klinik muayene bulgularımız arasında farklılık görülebilmektedir.

Sonuç olarak kızgınlığın izlenmesi ve çiftleşme için en uygun zamanın belirlenmesi yetiştiricilere birçok fayda sağlamaktadır. Her şeyden önce yumurtlama zamanının tespiti ile sadece bir defa çiftleşme veya tek bir tohumlama ile gebelik elde edilebilmektedir. Bu da seyahat ve konaklama masrafları gibi birçok masrafın azaltılmasına neden olmaktadır. Ayrıca yumurtlama gününün bilinmesi, gebelik şansını ve bir batında üretilecek yavru sayısını arttırmaktadır. Ek olarak, yumurtlama zamanının bilinmesi, doğum zamanının hesaplanmasına ve ihtiyaç durumunda veteriner hekimin hem anne hem de yavrular için güvenli bir zamanda planlı sezeryan yapmasına olanak sağlar.

Kaynak:

Kinoloji Türkiye dergisi

Veteriner Hekim GİZEM CAMPAY
Doç. Dr. BESİM HASAN SONTAŞ