Köpeklerde Sosyalizasyon
25 ноября 2023
Köpeklerde Sosyalizasyon
İnsanlar sosyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarını, köpekleri adeta köpeklikten çıkararak karşılamaya çalışıyorlar.
Uzakdoğu’da köpeklerin sosyalleşmesi adına yapılan uygulamaların artık köpekleri insanlaştırma aşamasına getirdiğini belirten köpek davranışçılarına rastlamak mümkün. İnsanlar sosyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarını, köpekleri adeta köpeklikten çıkararak karşılamaya çalışıyorlar.
Doğru ve yanlış bilinenlere geçmeden önce gördüğüm uygulamaların bir kısmının köpeğin sosyalleşmesi veya sosyalizasyonu ile ilgili değil, daha çok sahiplerinin sosyalleşmesini merkeze aldığını söylemekte fayda görüyorum. Bunu yanlış bir şey olarak değerlendirdiğim için değil, ancak ana konumuz olan köpeklerin göz ardı edildiğini vurgulamak istediğimden dolayı belirtmek istedim.
TDK’ya göre ‘Sosyalleşme’ kelimesinin anlamı ‘Toplumsallaşma” dır. Bireyin sade biyolojik bir varlık olmaktan çıkıp, belli grup/toplumla bütünleşmesi anlamında kullanılır, diğer bir tabir ile bireyin doğumdan başlayarak toplum üyeliğini kazanmasında geçirdiği aşamaların tümüne verilen addır.
‘Sosyalizasyon’, gerek köpeklerle ilgili gerekse çocuk gelişiminde günümüzde sıkça kullanılan kelimelerden bir tanesidir. Bu kelimeye televizyondan internete, gündelik sohbetlerden edebi eserlere kadar çok farklı oluşturulan cümlelerde yer verilir. Yapılan araştırmalarda yine Türk Dil Kurumu’nun çalışmalarına yönelmek gerekir. Yalnızca kelime anlamlarını incelemeyen TDK, kelimelerin yazılış şekilleri ve kökenleri ile ilgili de araştırma yapar. Dil ve kelimeleri kapsayan incelemelerde kafalarda oluşan tüm soruların cevaplanmasını hedefler. TDK, Türkçe kelimeler arasında bulunan Sos46 Yıl: 2 Sayı: 4 - 2023 yalizasyon kelimesi ile ilgili bilgiler de sunmuştur.

Peki Köpeklerde Sosyalizasyon nasıl olmalı?
Çoğu yeni köpek sahibi, yavrularını sosyalleştirmeleri gerektiğini duymuştur. Fikir basit. Yavru köpeğinizi gittiğiniz her yere götürün ki farklı insanlara, seslere, görüntülere vs. alışsın... Makul görünüyor değil mi? Pekala, hayattaki çoğu şeyde olduğu gibi burada da göründüğünden daha fazlası var. Köpeklerimize yardım ettiğimizden ve onlara zarar vermediğimizden emin olmak için, bir köpek yavrusunu sosyalleştirirken yani sosyalizasyon sürecine tabi tutarken veya davranış sorunları olan bir köpeği sosyalleştirme çalışmalarına dahil ederken dikkate alınması gereken birkaç faktör vardır.
Birçok kişi köpeklerde hassas dönemleri (önceden kritik dönemler olarak biliniyordu) duymuştur. Hassas dönemler, hayvanların yaşamlarında, belirli uyaranlarla (örneğin, farklı insanlar, hayvanlar, sesler vb.) deneyimlerin veya deneyim eksikliğinin daha sonraki davranışlar üzerinde büyük bir etkiye sahip olabileceği zaman dilimleridir. İnsanla ne kadar benzer değil mi ?
Köpeklerde Sosyalizasyon ile İlgili Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Ayrıntılar
Bu hassas dönemlerden biri de sosyalizasyon dönemi olarak adlandırılır. Köpeklerde bu kabaca 4-14 haftalıkken ortaya çıkar. Bu yaş aralığında yavru köpekler çevrelerini (yani neyin güvenli ve iyi olduğunu) öğrenirler. Bu nedenle insanlar yavru köpeklerini her yere yanlarında götürmeye ve birçok farklı insan ve köpekle tanışmaya teşvik edilir. İşte her köpek sahibinin veya köpek eğitmeninin bilmesi gereken sosyalizasyon ilgili bazı önemli ayrıntılar:

1- Sosyalleşme deneyimi:
Sosyalizasyon, ancak sosyalleşme deneyimi olumluysa olumlu bir etkiye sahip olacaktır. Bir köpek yavrusunu, onunla yanlış etkileşime giren insanlara maruz bırakırsanız veya bir köpek yavrusunu diğer köpeklere karşı saldırgan olan köpeklerle tanıştırırsanız, muhtemelen köpeğe insanların ve köpeklerin korkutucu ve tehlikeli olduğunu öğretmiş olursunuz. Bu aslında sosyalleşme sürecinde başarmasını istediğimiz şeyin tam tersidir. Bir köpek sahibi, bir köpek yavrusu için sosyalizasyon sürecini olumlu hale getirmeye çalışmalıdır.
2- Uyaranlara karşı verdiği tepki
Bazı köpek yavruları ve genç köpekler, çeşitli nedenlerle çok küçük yaşta birçok uyarana karşı kaygı ve/veya saldırganlık şeklinde tepki gösterebilirler. Bu durumda, bu yavrular her yere götürülecek ve birçok uyarana maruz bırakılacak doğru adaylar değildir. Zaten siz de endişeliyseniz veya saldırgan köpek yavrusunu ya da genç köpeği onların korkutucu buldukları durumlara zorlamak adeta baraj kapaklarının açılmasına sebep olur. Bu, bir yavru köpeği ya da genç köpeği daha endişeli veya agresif hale getirebilecek yüksek riskli bir tekniktir. Örneğin, insanlardan korkan ve sahibinin arkasına saklanan bir köpek yavrusu varsa, yabancılar köpeği sevmeye kalktığında o sahibini çekiştirerek uzaklaştırmaya çalışıyorsa doğru yolda değilsiniz demektir. Hala yabancılara köpeğinizi sevdirmeye çalışmak doğru bir uygulama olmaz. Bu uygulama köpeğin kendini daha endişesiz ve stressiz hissetmesine yardımcı olmaz. Aksine, bir köpeğe daha endişeli olmayı öğretmek veya bir köpeğe insanların yaklaştığında ve sevmeyi bırakması için saldırganlık gibi farklı bir strateji kullanmak zorunda kalabileceğini öğretmek için mükemmel bir reçetedir.
3- Sosyalleşme bir tedavi yönetimi değildir
Sosyalleşme, agresif veya kaygı bozukluğu olan köpekler için bir tedavi yöntemi değildir. Saldırgan/endişeli köpeklerin sahiplerine sıklıkla “köpeğinizi daha fazla sosyalleştirmeniz gerekiyor” deniliyor. Bu, “çocuklara saldıran köpeğinizi çocuk parkına götürün ve çocuklarla tanıştırın” veya “diğer köpeklerden korkan köpeğinizi alıp köpek parkına götürün” anlamına gelir. Bu tavsiye hem insanlar hem de köpekler için risklerle doludur. Bir köpeğin endişeli veya saldırganlık sorunlarını değiştirmek için pek çok seçenek vardır, ancak onları sosyalleşme kisvesi altında korktukları uyaranlara boğmak kesinlikle bunlardan biri değildir.
4- Sosyalleştirmede kritik dönem:
Kritik dönem veya hassas dönem olarak adlandırılan sürecin sonunda yani 14. haftada sosyalleşmeyi bırakmamak oldukça önemlidir. Sosyalleşmeye duyarlı dönem yaklaşık 14 haftada sona eriyor olsa da; bu, artık sevk kayışını asabileceğiniz, ödül çantasını bırakabileceğiniz ve köpeğinizin sırtınızı sıvazlayabileceğiniz anlamına gelmez. İnsanların, köpeklerin, seslerin vb. iyi ve güvenli olduğunu pekiştirmeye devam etmemiz çok önemlidir. Şöyle düşünebiliriz: vücudumuzun belirli gelişim dönemlerinde ciddi sağlık sorunlarından kaçınmak için daha fazla proteine ihtiyaç duyduğunu biliyoruz; ancak bu, ebeveynlerin sırf çocukları maksimum büyüme dönemini geçti diye protein ile beslemeyi bıraktıkları anlamına gelmiyor. Aynı çizgide, köpek ebeveynleri, o maksimum “büyüme hamlesini” geçmiş olsalar bile, köpeklerine çeşitli uyaranların güvenli olduğunu pekiştirmeyi ve öğretmeyi bırakmamalıdır. Belki de sosyalleşmeye bakmanın en iyi yolu, ona davranışsal bir aşı gibi bakmaktır. Köpeğinizi davranış sorunları geliştirmekten korumak için elinizden gelen her şeyi yapıyorsunuz. Aşılar gibi hiçbir şey %100 değildir. Bazı köpekler, en iyi sosyalleşme girişimlerine rağmen davranış sorunları geliştirir, ancak sosyalleşme yapılmazsa veya yanlış yapılırsa, davranışsal bir sorun geliştirme olasılığı önemli ölçüde artar.
Pasif/Edilgen Sosyalizasyon
Yavru köpeklerin sosyalizasyon döneminde oldukça gerekli olan bir yöntemdir. Bu, yavru köpeğinizin garip insanları, yerleri, nesneleri, zeminleri, köpekleri ve sesleri gördüğü ancak onlarla doğrudan etkileşime girmediği sosyalleşme türüdür. Normal zamanlarda bile, yavru yetiştirme stratejinizde pasif sosyalleşmeyi düzenli olarak uygulamanızı şiddetle tavsiye ederim. İyi bir sosyalleşmenin önemli bir parçası, yavru köpeği asla korkutmayacağınızdan, endişe davranışına sevk etmeyeceğinizden emin olmaktır. Bu süre zarfındaki bir korku, köpeğinizin yaşamı boyunca sürecek derin korkular yaratabilir. Pasif sosyalleşme ile yavruyu korkutma riski çok daha azdır. Bunu, yavru köpeğinizin köpeklerini gezdiren insanları görmesine izin vererek veya koşarken onu yanınıza alarak gerçekleştirebilirsiniz. Mahallenizde başka türlü karşılaşmayacağı şeyleri, örneğin bir şantiyeyi, hayvanların olduğu bir otlağı veya kalabalık bir otoparkı görmesi için onu gezdirebilirsiniz.
Kısaca yavru köpeğinizi sosyal hayata adapte etmenin ilk aşaması köpeğin bu değişkenleri görebileceği, duyabileceği, kokularını alabileceği ancak rahatsız olmayacağı mesafelerden başlamak şeklinde olmalıdır. Buraya kadar anlattıklarımız yavru yani henüz hayatı tanımayan köpekler için uygulanması gereken stratejileri kapsamaktadır. Köpeğinizi sosyalleştirme sürecine tabi tutarken dengeyi iyi kurmazsanız; söz gelimi insanlarla iyi geçinsin diye her insana sevdirirseniz köpeğinizi amiyane bir tabir ile yalaka olacak, her gördüğü insana kendini sevdirmek için koşuşturacağından yürüyüşlerinizin kalitesi tamamen bozulacak, eskaza serbest kaldığında da çağırmanız durumunda size gelmeyecektir. Yavru köpeğin sosyal olarak yetiştirilmesi sizinle hayatınızın her anında beraber olabilmesi, her yere girip çıkabilmesi ancak temel ihtiyaçları kapsamında yecek kabul etmesinin en önemli şartının sizin kontrol alanınızda olması olarak belirlenmesidir.
Yetişkin Köpeklerde Pasif/Edilgen Sosyalleşme
Yetişkin bir köpeğiniz varsa ve sosyal hayatınızın içerisine köpeğin endişeleri, korkuları, çekinceleri yüzünden giremiyorsanız o zaman sosyalizasyon uygulamalarından daha ziyade davranış uygulamalarından faydalanacaksınız demektir. Yeni bir ortama alıştırırken yavru köpeğinizi pasif/edilgen sosyalleşme uygulamalarına tabi tutabilirsiniz ancak yetişkin köpekler için bu tanımlama tam anlamı ile doğru olmaz. Yetişkin köpekler için duyarsızlaştırma ve adaptasyon programı uygulamalısınız. Bu program için de davranış çalışan köpek eğitmenlerinden destek almalısınız. Bu konuda profesyonel destek almak istediğinizde lütfen Köpek Eğitmenleri Derneği’nce akredite olan eğitmenleri tercih ediniz.
Bu şekli ile bakıldığında köpekler için sosyalizasyon bir süreci, sosyalleşme ise uygulamayı kapsamaktadır. Sosyalizasyon, yavru köpekler için olmazsa olmaz bir süreçtir ve neredeyse doğduğu günden itibaren başlar. Bu sebeple hem köpek sahiplerinin hem de köpek eğitmenlerinin bu etolojik süreç konusunda bilgili olmaları gerekmektedir.
Sosyalizasyon sürecini doğru geçirmiş yetişkin köpeklerin sosyalleşme çalışmalarından uzak tutulmamaları gerektiğini belirtmiştik. Bu etkinliklerin köpeklerin davranışsal, içgüdüsel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılaması gerekir. Yani köpek sahiplerini alıp bir parkta sohbet etmek birkaç itaat egzersizi yapmak daha çok köpek sahiplerinin sosyalleşmesi için yapılmış gibidir. Köpeklerin mental ve fiziksel aktiviteleri, sosyal iletişim becerilerinin geliştirilmesi, davranış sorunlarının üstesinden gelme, yavru köpeğin hayata adapte edilmesi, doğru oyun oynama vb gibi birbirinden farklı uygulamalar köpeklerin yaşlarına cinsiyetlerine göre planlanması gerekir. Bunun sonucunda, köpekler tüm bu etkinliklerin sonunda hem öğrenmiş hem de mutlu olduklarını gösterir davranışlar sergilemelidirler.
Sosyal Köpek Sınavı hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Kaynak:
Göktan Eker'in kaleminden